29 Ocak 2008 Salı

HADİSLER IŞIĞINDA GÜNLÜK DUALAR

BiSMiLLAHiRRAHMANiRRAHiM





Hadîs-i Şerifler ışığında
Günlük Duâlar









(Sabah-akşam 7 defa "Allahümme ecirnî minennâr" diyen
cehennemden kurtulur.) (Ebu Davud)





(Sabah-akşam, 3 defa, "Bismillâhillezî lâ yedurru
maasmihi şeyün fil erdı velâ fissemâi ve hüvessemîul
alîm" okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) [İ. Mâce]





(Sabah 3 defa, "Eûzü billahis-semîil alîm-i
mineşşeytânirracîm" dedikten sonra Besmele ile Haşr
suresinin son üç ayetini okuyana, 70 bin melek, akşama
kadar duâ eder. O gün ölürse şehit olur. Akşam okursa
yine aynı şeylere kavuşur.) [Tirmizî]





(Şirkten korunmak için "Allahümme innî eûzübike min
en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estağfiruke li-mâ
lâ a’lemü inneke ente allâmülguyûb" okuyun!) [İ. Ahmed]





(Sabah-akşam 7 defa "Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hu,
aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azîm" okuyanın
dünya ve ahiret işine Allah kâfi gelir.) [Beyhekî]





"(Allahümme ma esbaha bî min ni’metin ev bi ehadin min
halkıke, fe minke vahdeke lâ şerîke leke, felekel hamdü
ve lekeşşükr" duâsını, gündüz okuyan o günün, akşam
okuyan o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) [Akşam
"esbaha" yerine "emsâ" denir.]





(Sabah-akşam on defa, "Lâ ilâhe illallahü vahdehü
lâ-şerîkeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît
ve hüve alâ külli şeyin kadîr" okuyan kimse,
kötülüklerden korunur.) [Nesâî]





(Bir kimse, sabah-akşam yüz defa "Sübhânallahi ve
bihamdihi" derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar
sevap kazanamaz.) [Deylemî]





(Evden çıkarken "Bismillâhi, tevekkeltü alallahi, lâ
havle ve lâ kuvvete illâ billah" diyen, tehlikelerden
korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.) [Tirmizî]





(Lâ havle... okumak, doksandokuz derde devadır. Bunların
en hafifi sıkıntıdan kurtulmaktır.) [Ebû Nuaym]





İmam-ı Rabbanî (ks) Hazretleri, din ve dünya
zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa "Lâ havle
velâ kuvvete illâ billah" okurdu. Okumaya başlarken ve
okuyunca yüzer defa Salevat getirirdi. (Tefsir-i
Mazherî)]





(Hergün yüz defa salevat getiren, münafıklıktan ve
cehennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamette şehitlerle
beraber olur.) [Taberânî]





(Günde 25 defa "Allahümme bâriklî fil mevt ve fî mâ
ba’delmevt" okuyan şehit olarak ölür.) (Redd-ül Muhtar)





(Gece Âmenerrasulüyü okuyana, her şey için yeterlidir.
Bu iki ayeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle
geçirmiş sevabı verilir.) [Şir’a]





(Tebârekeyi okumadan yatma! Kabir azabını def eder. Her
gece Tebâreke okuyan, Kadr gecesini ihya etmiş gibi
sevaba kavuşur.) [Eyoğul İlmihâli]





(Eve girerken İhlas suresini okuyan, yoksulluk görmez.)
[T. Kurtubî]





(Evden çıkarken Âyet-el kürsî okuyana, melekler, evine
gelinceye kadar duâ eder.) [Eyoğul İlmihâli]





İstiğfâra
devam etmek





(İstiğfâra devam eden kimse, her sıkıntıdan
kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır.) [İbni Mâce]





[İstiğfâr olarak "Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe
illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh" okumalıdır.





(Günde yüz kere "Lâ ilâhe illallah" diyen kimsenin,
kıyamet gününde yüzü ay gibi parlar.) [Taberânî]





(Bir yere gelen, "Eûzü bikelimâtillahittammâti min şerri
ma haleka" okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir
şey zarar veremez.) [Müslim]





(Sıkıntılı veya borçlu, bin kerre "Lâ havle ve lâ
kuvvete illâ billahil aliyyil azîm" derse, Allahü teâlâ
işini kolaylaştırır.) [Şir’a]





Seyyid Abdülhakim Efendi (ks) Hazretleri buyuruyor ki:





"Yatağa abdestli gir, Eûzü Besmele çek, sağ yanın
üzerine kıbleye karşı yat, sağ avucunu sağ yanağının
altına koy, Ayet-el-kürsî, 3 İhlas, bir Fatiha ve birer
defa iki kul e’uzüden sonra 3 defa "Estağfirullah
el-azîm ellezî lâ ilâhe illâhu" oku, sonuncusuna
"el-hayyel kayyûme ve etûbü ileyh" ekle.





On defa da, "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" oku,
sonuncusuna "-hil aliyyil azîm ellezîlâ ilâhe illâhu"
ilave et! (Ey Oğul İlmihali)





Uykudan uyanınca, "Allahümmağfirlî" demek çok sevaptır.





Yatağa girince 3 defa "Estağfirullah el azîm ellezî lâ
ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh okuyan
kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da,
affolur. [Tirmizî]





Her gece yatarken yüz defa, "Sübhânallahi velhamdü
lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber" okuyan
kimse, kendini hesaba çekmiş sayılır.

19 Aralık 2007 Çarşamba

İSLAM NASIL BİR DİN

İslâm Dini: İslâm dini ilk insan ve ilk peygamber Hazret-i Âdem Aleyhisselâm ile başlamış, zamanın akışı içerisinde ve her peygamber gelişinde en mükemmele doğru daima bir gelişme kaydetmiştir. Hazret-i Musâ Aleyhisselâm’a indirilen İslâm, Hazret-i Nuh Aleyhisselâm’a indirilen İslâm’dan daha geniş ve daha mükemmeldi. Hazret-i İsa Aleyhisselâm’a gönderilen İslâm, Hazret-i Musa Aleyhisselâm’a indirilen İslâm’dan daha şümullü ve daha mükemmeldi. Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm’a gelince de kemâlini buldu ve son şeklini aldı. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: “Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’ı beğendim.” buyuruyor. (Mâide: 3) İslâm dini Allah-u Teâlâ’nın râzı olduğu ve ondan başkasını kabul etmediği bir dindir. Nitekim diğer bir Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor: “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, onunki katiyyen kabul edilmeyecek ve o âhirette kaybedenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân: 85) Bu kimseler bütün iyiliklerini kaybetmişler ve cezâya müstehak olmuşlardır. İslâm’dan yüz çevirip bir başka din arayan kimse, faydalıyı kaybedip büyük bir zarara düşmüştür. Târık bin Şihâb -radiyallahu anh- den rivayet edildiğine göre, bir yahudi Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- e gelmiş ve Mâide sûre-i şerif’inin 3. Âyet-i kerime’sini kastederek “Siz bir âyet okuyorsunuz ki, bu âyet bize indirilmiş olsa, o günü bayram yapardık.” demişti. Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- şu cevabı verdi: “Ben bu âyetin nerede indirildiğini, hangi gün indirildiğini ve o indirilirken Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- in nerede olduğunu pekâlâ bilirim. Bu âyet Arafat’ta indirilmiştir. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de vakfe halinde idi.” (Müslim: 3017) Böylece Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- de müslümanların o günü bayram edindiğine işaret etmek istemiştir. • Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde kendisine inanan ve Resul’ünü tasdik eden kullarına; İslâm’ın bütün hükümlerini benimsemelerini, buyruklarını uygulamalarını, yasaklarını terketmelerini emir buyuruyor: “Ey iman edenler! Hep birden tam bir teslimiyetle İslâm’ın sulh ve selâmetine girin.” (Bakara: 208) Allah-u Teâlâ’ya gerçek mânâda teslim olun, hem dışınızla hem içinizle O’na itaat edin. İslâm’a bir başka şeyi karıştırmayın. İslâm bir bütündür. Hükümlerinden hiç biri birbirinden ayrılmaz. Ayrıca bu Âyet-i kerime müminleri ittifak ve ittihada dâvet etmekte, tefrikadan bölücülükten şiddetle sakındırmaktadır. Bu gibi ilâhi emirlere muhalif harekette bulunanlar için büyük bir tehdit olmak üzere diğer Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor: “Size açık açık deliller geldikten sonra ayağınız kayarsa, şunu iyi bilin ki Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.” (Bakara: 209) Kendisine isyan edenlerden intikam almaktan aciz değildir. İntikam alırken bile ancak hak olarak intikam alır. Diğer Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a ve Resul’üne itaat edin, işitip durduğunuz halde ondan dönmeyin.” (Enfâl: 20) Halbuki sizler, kendisine itaat edilmesinin gerekli olduğunu söyleyen Kur’an-ı kerim’i işitiyorsunuz, ona muhalefet etmeyi yasaklayan öğütleri de dinliyorsunuz. “İşitmedikleri halde ‘İşittik! ’ diyenler gibi olmayın.” (Enfâl: 21) “Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü akletmeyen o sağırlar ve dilsizlerdir.” (Enfâl: 22) Onlar, kabul etmemek ve yüz çevirmek için böyle söylerler. Sanki hiç duymamış, işitmemiş gibi hareket ederler. Bu Âyet-i kerime’ler Resulullah Aleyhisselâm’ın sözlerini, emir ve yasaklarını işitip de mühimsemeyen veya hafife alan kimseler hakkında bir ihtar mahiyetindedir. Bu gibi kimseler işittiklerini gerçek mânâda işitmedikleri için, söz anlamayan sağır ve dilsiz hayvanlara benzetilmişlerdir. (bakınız: insan, zaman, büyü, bugün, deli, gerçek, muhammed, ceza, anlam, yahudi